En Çok Kullanılan 100 Fransızca Kelime
Fransızcaya yeni başlıyorsanız önce günlük hayatta tekrar tekrar karşınıza çıkan kelimeleri öğrenmek büyük avantaj sağlar. Bu sayfada 100 temel Fransızca kelimeyi Türkçe anlamları, kısa örnek cümleleri ve 🔊 sesli telaffuz özelliğiyle çalışabilirsiniz.
100 temel Fransızca kelime
| Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|
| bonjour | merhaba | Bonjour, comment ça va ? Merhaba, nasılsın? |
| salut | selam | Salut, Paul ! Selam, Paul! |
| merci | teşekkürler | Merci beaucoup. Çok teşekkürler. |
| s’il vous plaît | lütfen | Un café, s’il vous plaît. Bir kahve, lütfen. |
| oui | evet | Oui, bien sûr. Evet, tabii. |
| non | hayır | Non, merci. Hayır, teşekkürler. |
| pardon | afedersiniz | Pardon, monsieur. Afedersiniz, beyefendi. |
| excusez-moi | özür dilerim / affedersiniz | Excusez-moi, où est la gare ? Affedersiniz, tren garı nerede? |
| au revoir | hoşça kalın | Au revoir et à demain ! Hoşça kalın, yarın görüşürüz! |
| à bientôt | yakında görüşürüz | À bientôt ! Yakında görüşürüz! |
| être | olmak | Je suis professeur. Ben öğretmenim. |
| avoir | sahip olmak | J’ai un livre. Bir kitabım var. |
| aller | gitmek | Je vais à l’école. Okula gidiyorum. |
| faire | yapmak | Je fais mes devoirs. Ödevimi yapıyorum. |
| venir | gelmek | Je viens de Turquie. Türkiye’den geliyorum. |
| parler | konuşmak | Je parle français. Fransızca konuşuyorum. |
| aimer | sevmek | J’aime le café. Kahveyi seviyorum. |
| vouloir | istemek | Je veux apprendre le français. Fransızca öğrenmek istiyorum. |
| pouvoir | -ebilmek | Je peux vous aider. Size yardım edebilirim. |
| devoir | zorunda olmak | Je dois partir. Gitmek zorundayım. |
| manger | yemek | Je mange une pomme. Bir elma yiyorum. |
| boire | içmek | Je bois de l’eau. Su içiyorum. |
| prendre | almak | Je prends le bus. Otobüse biniyorum. |
| donner | vermek | Je donne le livre à Marie. Kitabı Marie’ye veriyorum. |
| regarder | bakmak / izlemek | Je regarde un film. Bir film izliyorum. |
| écouter | dinlemek | J’écoute de la musique. Müzik dinliyorum. |
| lire | okumak | Je lis un livre. Bir kitap okuyorum. |
| écrire | yazmak | J’écris un message. Bir mesaj yazıyorum. |
| travailler | çalışmak | Je travaille à la maison. Evde çalışıyorum. |
| habiter | ikamet etmek | J’habite à Bolu. Bolu’da yaşıyorum. |
| maison | ev | Ma maison est petite. Evim küçük. |
| école | okul | L’école est près d’ici. Okul buraya yakın. |
| travail | iş | Je vais au travail. İşe gidiyorum. |
| famille | aile | Ma famille est grande. Ailem büyük. |
| ami | arkadaş | C’est mon ami. Bu benim arkadaşım. |
| homme | adam / erkek | Cet homme est gentil. Bu adam nazik. |
| femme | kadın | Cette femme est médecin. Bu kadın doktor. |
| enfant | çocuk | L’enfant joue. Çocuk oynuyor. |
| jour | gün | Aujourd’hui est un beau jour. Bugün güzel bir gün. |
| semaine | hafta | Je travaille cinq jours par semaine. Haftada beş gün çalışıyorum. |
| mois | ay | Ce mois est très chargé. Bu ay çok yoğun. |
| année | yıl | Cette année, j’apprends le français. Bu yıl Fransızca öğreniyorum. |
| matin | sabah | Je travaille le matin. Sabah çalışıyorum. |
| soir | akşam | Je lis le soir. Akşamları okuyorum. |
| aujourd’hui | bugün | Aujourd’hui, je suis libre. Bugün boşum. |
| demain | yarın | À demain ! Yarın görüşürüz! |
| hier | dün | Hier, j’étais à la maison. Dün evdeydim. |
| temps | zaman / hava | Je n’ai pas le temps. Zamanım yok. |
| heure | saat | Il est trois heures. Saat üç. |
| minute | dakika | Attendez une minute. Bir dakika bekleyin. |
| eau | su | Je voudrais de l’eau. Su istiyorum. |
| pain | ekmek | J’achète du pain. Ekmek alıyorum. |
| café | kahve | Je bois un café. Bir kahve içiyorum. |
| thé | çay | Elle aime le thé. O çayı seviyor. |
| lait | süt | Le lait est dans le frigo. Süt buzdolabında. |
| pomme | elma | La pomme est rouge. Elma kırmızı. |
| restaurant | restoran | Nous mangeons au restaurant. Restoranda yemek yiyoruz. |
| argent | para | Je n’ai pas assez d’argent. Yeterince param yok. |
| prix | fiyat | Quel est le prix ? Fiyatı ne kadar? |
| magasin | mağaza | Le magasin est ouvert. Mağaza açık. |
| ville | şehir | Paris est une grande ville. Paris büyük bir şehir. |
| rue | sokak | J’habite dans cette rue. Bu sokakta oturuyorum. |
| gare | tren garı | La gare est à gauche. Tren garı solda. |
| voiture | araba | J’ai une voiture. Bir arabam var. |
| bus | otobüs | Le bus arrive à huit heures. Otobüs saat sekizde geliyor. |
| train | tren | Je prends le train. Trene biniyorum. |
| billet | bilet | Je voudrais un billet. Bir bilet istiyorum. |
| porte | kapı | Fermez la porte, s’il vous plaît. Lütfen kapıyı kapatın. |
| fenêtre | pencere | Ouvrez la fenêtre. Pencereyi açın. |
| table | masa | Le livre est sur la table. Kitap masanın üzerinde. |
| chaise | sandalye | Asseyez-vous sur la chaise. Sandalyeye oturun. |
| livre | kitap | Ce livre est intéressant. Bu kitap ilginç. |
| téléphone | telefon | Mon téléphone est ici. Telefonum burada. |
| nom | isim | Quel est votre nom ? Adınız nedir? |
| question | soru | J’ai une question. Bir sorum var. |
| réponse | cevap | Je connais la réponse. Cevabı biliyorum. |
| bon | iyi | C’est un bon restaurant. Bu iyi bir restoran. |
| mauvais | kötü | Le temps est mauvais. Hava kötü. |
| grand | büyük / uzun | La maison est grande. Ev büyük. |
| petit | küçük | J’ai un petit sac. Küçük bir çantam var. |
| beau | güzel | C’est un beau jour. Güzel bir gün. |
| nouveau | yeni | J’ai un nouveau téléphone. Yeni bir telefonum var. |
| vieux | eski / yaşlı | C’est un vieux livre. Bu eski bir kitap. |
| facile | kolay | Cet exercice est facile. Bu alıştırma kolay. |
| difficile | zor | Le français n’est pas difficile. Fransızca zor değil. |
| chaud | sıcak | Le café est chaud. Kahve sıcak. |
| froid | soğuk | L’eau est froide. Su soğuk. |
| heureux | mutlu | Je suis heureux. Mutluyum. |
| fatigué | yorgun | Je suis fatigué aujourd’hui. Bugün yorgunum. |
| ici | burada | Venez ici. Buraya gelin. |
| là | orada | Le bus est là. Otobüs orada. |
| maintenant | şimdi | Je travaille maintenant. Şimdi çalışıyorum. |
| toujours | her zaman | Je prends toujours un café le matin. Sabahları her zaman kahve içerim. |
| souvent | sık sık | Je vais souvent au marché. Sık sık pazara giderim. |
| parfois | bazen | Parfois, je marche au travail. Bazen işe yürürüm. |
| jamais | asla / hiç | Je ne fume jamais. Hiç sigara içmem. |
| avec | ile | Je viens avec mon ami. Arkadaşımla geliyorum. |
| sans | -sız / olmadan | Un café sans sucre. Şekersiz bir kahve. |
| pour | için | Ce cadeau est pour toi. Bu hediye senin için. |
| très | çok | C’est très bien. Bu çok iyi. |
Bu 100 kelimeyi nasıl kalıcı öğrenebilirsin?
Kelimeleri tek tek ezberlemek yerine cümle içinde kullan. Örneğin yalnızca aller = gitmek demek yerine Je vais à l’école. gibi kısa bir cümleyi de tekrar et. Aynı kelimeyi farklı günlerde yeniden görmek ve sesli söylemek hatırlamayı kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Bu 100 kelime A1 için yeterli mi?
Bu liste güçlü bir başlangıçtır; ancak A1 seviyesinde günlük ifadeler, temel gramer ve konu bazlı kelime çalışmalarıyla birlikte ilerlemek daha faydalıdır.
Günde kaç kelime öğrenmeliyim?
Yeni başlayanlar için günde 5–10 kelimeyi örnek cümlelerle çalışmak ve ertesi gün tekrar etmek sürdürülebilir bir yöntemdir.
Dinle butonu nasıl çalışıyor?
Buton, tarayıcının Fransızca sesli okuma özelliğini kullanır. Telefonunuz veya bilgisayarınız destekliyorsa kelimeyi Fransızca seslendirir.
Fransızcayı birlikte geliştirelim
Seviyene ve hedeflerine göre birebir online Fransızca dersiyle düzenli bir çalışma planı oluşturabiliriz.
Online özel dersi incele →